15 Kasım 2008 Cumartesi

Killing me softly with his "COP"


Alpaslan Yelden 2 Temmuz 1999 da bir cinayet soruşturması kapsamında gözaltına alınıyor,göz altı sırasında mistik,nedeni bilinmeyen bir şekilde fenalaşıp yardımsever,yürekli polislerce hastaneye kaldırılıyor,Yelden'in durumuna pek bi üzülen polis abilerimiz kahırlarından ailesine haber vermeyi bile unutuyorlar(o denli mıncır mıncır agucuk bugucuklar),ailesi 3 gündür haber alamadıkları oğullarını arıyor ve Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde buluyorlar,ne yazık ki o mistik neden oğullarının bi hafta sonra mekanını cennet yapıyor.Acısıyla gözü dönmüş vahşi aile provakatif doktorların da yardımıyla polisi bu mistik ölümden suçluyor(duydun mu kız hatce gominist hepsi bunların) Sanki başka işleri yokmuş gibi doktorlar Yelden'e otopsi yapıyor ve yaptıkları otopsi neticesi raporda şöyle yazıyor "vücudunun çeşitli yerlerinde travmatik bulgulara rastlandı"
ve 8 polis mahkemeye veriliyor...
İzmir 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi mazlumun ahını alıyor ve Yargıtay Demoklesi kılıcını sallayıp tüyü bitmemiş polisin hakkını koruyor.8 polisin mahkumiyet kararı ‘işkence delili yok’ diyerek bozuluyor...
Neticeyi duyan polisler birbirlerine sarılıp şen mutlu bir şekilde şarkılar söylemeye başlıyorlar,bir kaçı kendini tutamayıp ağlıyor,o güruh o masum mavili güruh sonsuza dek mutlu sonsuza dek huzurlu...
Radikal'in haberi için...

5 yorum:

ne ben olabildim ne de başkası dedi ki...

ya geçenlerde de antalyada polis mi kowboy mu olduğu meçhul bi abimiz motosikletle kaçan çocuğu ensesinden vurup öldürdü. neymiş ayağı kaymış ateş ederken, neymiş oralarda dolaşanlar ya kürtmüş ya da çingene. yani polis/kowboy abimize "biri"lerinin sebepsiz öldürülmeyi hak ettiği öğretilmiş. o birilerinden biri biz de olabiliriz aman ha dikkat!
p.s. çocukcağızın üstünden ne uyuşturucu ne de başka bir şey çıkmış. ehliyetsizmiş motor babasınınmış, babasının korkusundan kaçmış polisten.
şimdi merakla bekliyoruz sonuç ne olacak diye. ama benim tek derdim o polis/kowboy abimizin vicdanı sızlamış mıdır hiç, işte o.
utanç duyulacak halimizle guru duymak öğretiliyor bize, yazık!

thesaurus dedi ki...

hukuk hocamız ısrarla bir polis devleti olmadığımızı savundu geçen haftaki derste. kağıt üstünde demokratik, sosyal bir hukuk devletiyiz ne de olsa. kağıt üstünde bu polisler suçsuz, vatandaş da hain, katil, hırsız, komplocu, terörist ya da başka bir'şey' olabiliyor ne de olsa..

Array! dedi ki...

münferit olaylar bunlar ??!!!

Emin ol ki olay hakkında "geniş çaplı soruşturma" başlatılmış, soruşturma "çok yönlü" olarak devam etmiştir. Ondan sonra bu karar çıkmıştır..

malesef..

ama dedim ya münferit işte.. mün-fe-rit !
:-(((

Polis güven mi veriyor, korku mu salıyor belli değil. Polisin olduğu yerde kendimi huzurlu hissetmiyorum..

ne ben olabildim ne de başkası dedi ki...

delikalnlı kzmazsan,
@ thesaurus: ne hukuk devleti yalan yalan, bildiğin polis devletiyiz işte. polis/kowboy gördüğünüzde 2 kere düşünün, polis abi ne derse yapın derim ben yoksa ALNINIZIN TAM ORTASINA KURŞUNU YERSİNİZ!!!

@array: o öyle çok yönlü bir araştırmadır ki nasıl kılıfına sokarız onu araştırıyorlardır emin ol!
polisin olduğu yerde kim kendini güvende hissediyor ki???

Günay Doğan dedi ki...

Bu ülkede yaşamaktan bazen nefret ediyorum. Bu "bazen"lerimin genelini bu tip işkence durumları oluşturuyor maalesef.